Polis ve Ceza Hukukunda Kişisel Verilerin Korunması Uluslararası Kongresi Gerçekleştirildi
“Polis ve Ceza Hukukunda Kişisel Verilerin Korunması Uluslararası Kongresi”, 14-15 Mayıs 2026 tarihleri arasında Polis Akademisi Gölbaşı Yerleşkesinde gerçekleştirildi.
Alanında uzman pek çok ismin yer aldığı Kongrenin açılış töreninde konuşma yapan Kurum Başkanımız Prof. Dr. Faruk BİLİR, teknolojik gelişmeler ışığında kişisel verilerin korunmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
BİLİR, veri işleme faaliyetlerinin yaygınlaştığı günümüzde veri koruma hukukunun temel hak ve hürriyetlerle doğrudan bağlantılı bir hukuk alanı haline geldiğini ifade etti. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte, günlük yaşamda kişisel verilerin yoğun şekilde işlendiğini ifade eden BİLİR, veri temelli sistemlerin kamu hizmetlerinden güvenlik politikalarına kadar pek çok alanda fayda sağladığını belirtti.
Kişisel verilerin korunmasının, teknolojiden uzak durmayı ya da dijital imkanları reddetmeyi gerektirmediğini vurgulayan BİLİR, temel yaklaşımın teknolojiyi dışlamak değil; doğru ilke ve güvencelerle birlikte geliştirmek olduğunu söyledi. Teknoloji ile mahremiyet arasında dengeleyici bir yaklaşım geliştirilmesinin önemine işaret eden BİLİR, “tasarımdan itibaren mahremiyet” ve “varsayılan olarak mahremiyet” yaklaşımlarının dijital sistemlerin geliştirilmesinde temel bir anlayış olarak benimsenmesi gerektiğini ifade etti.
Konuşmasında mahremiyet artırıcı teknolojilere de değinen BİLİR, dijital sistemlerin işleyişi ile veri koruma arasında dengeli ve güvenli bir yapının önemine dikkat çekti.
Yapay zekâ teknolojilerinin kamu hizmetleri ve özel sektörde önemli fırsatlar sunduğunu belirten BİLİR, yapay zekâ sistemlerinin veri işleme kapasitesi nedeniyle veri koruma bakımından hukuki ve etik ilkelerin daha da önemli hale geldiğini söyledi. Yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesinde şeffaflık, hesap verebilirlik ve veri koruma hukukunun temel ilkeleriyle uyumlu bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini söyleyen BİLİR, bu sayede sürdürülebilir bir dijital dönüşüm sürecinin inşa edilebileceğini kaydetti.
Kişisel verilerin korunmasının yalnızca bir mevzuat uygulaması olmadığının altını çizen BİLİR, bunun aynı zamanda bir kültür ve bir insan hakları yaklaşımı olduğunu belirtti. Veri koruma kültürünün güçlenmesinde akademinin katkısı, kurumlar arası iş birliği ve toplumsal farkındalığın önemine dikkat çeken BİLİR, Kongrede yapılacak değerlendirmelerin veri koruma hukukunun gelişimine katkı sağlayacağını ifade etti.